- you like noisy music?
- yes. the louder the better. stops me from thinking.
- you don’t like to think? what do you like?
- never thought about it.
1 note, May 17, 2012
- you like noisy music?
- yes. the louder the better. stops me from thinking.
- you don’t like to think? what do you like?
- never thought about it.
1 note, May 17, 2012
let me down easy
0 notes, April 29, 2012
Annem twitter ne diyo sordu? Şimdi senin twitter ne diye sorduğunu ben twitterda yazıyorum, sonra beni takip edenler onu okuyor, sonra onu beğenenler retweet ediyolar dedim. Peki retweet ne diye sordu. Unfollow u çaktım kendisine.
5 notes, March 12, 2012
Şu hayatta “ee ne yapacaksın abi gidip konuşacaksın kızla” kadar dingil bir cümle yoktur…
1 note, March 1, 2012
1 note, February 28, 2012
İçerden gelen çatal bıçak sesleri, hazırlanmakta olan sofranın güven verici huzuru, yemekten sonra içilecek çay. Mis.
1 note, February 27, 2012
Teşekkürler. Gerçek hayatta tırt bi insanım.
0 notes, February 26, 2012
O kadar filmde dizide şömine başında kitap okuyan insan görüyorum, özeniyorum lan sonra nası kafa dinliyodur şimdi ohh miss diye. Sonra düşünüyorum, evimde(köşk-şato karışımı) şömine olsa da farketmeyecek. Şömineden gelen o çıtır çıtır sese içerdeki odadan gelen “Adını Fatmagül koyduğumunun suçu ne zaman geçer ki” dizisinin sesi karışacak. Ben yine şömine başında Internete girecem. Tek avantajı götüm biraz daha ısınacak. Zenginin şöminesi benim niye kafamı yoruyor onu da anlamış değilim. Ama olaydı şimdi patates közlerdim. Fatmagülle yerdik.
2 notes, February 18, 2012
- Oğlum apartmanın girişindeki lambayı sen mi kırdın lan?
- Hangisini?
- Otomatik yanan sensörlü lamba.
- Hayır.
- Yalan söyleme, komşu görmüş. Süpürge sapıyla kırmışsın dün gece.
Önüme baktım.
- Neden kırdın?
Cevap yok.
- Hasta mısın evladım? Söyle bana, neyin var? Neden kırdın lambayı, yapma böyle.
- Kırdımsa kırdım, ne olacak? Çok mu değerliymiş?
- Lamba senden değerli mi evladım? Lambanın götüne koyayım lamba kim? Yöneticiye de dedim, lambanızı sikeyim, kaç paraysa veririz. Sen değerlisin benim için.
- Beni görünce yanmıyordu baba.
- Nası ya?
- Görmezden geliyordu, yanmıyordu. Kaç sefer yok saydı beni.
- E beni görünce de yanmıyordu bazen, böyle el sallayacaksın havaya doğru, o zaman yanıyor.
- Hadi ya! Sahiden mi?
- Evet. Ucuzundan takmışlar. Bizimle bir alakası yok.
Babama sarıldım. Yıllar sonra.
3 notes, January 12, 2012
KADINLAR:
Ayşe: Hayri dün gece beni öptü.
Fatma: Aman Tanrım! Aman Tanrım! Aman Tanrım!
Hayriye: Her şeyi duymak istiyoruz. Fatma, şarap getir ve telefonu fişinden çek.
Fatma: Tamam, getiriyorum. Pekala. Öpücüğü anlat.
Hayriye: Dudaklarınızdan yumuşak bir fırçanın geçmesi gibi miydi..yoksa, “sana şimdi sahip olmalıyım” dermiş gibi miydi?
Ayşe: İşte başlangıçta oldukça şiddetliydi ve sonra… Tanrım… Ve sonra birbirimize sokulup kaldık.
Fatma: Sana bildiğimiz gibi mi sarılıyordu, yoksa ellerini kıçında mıydı?
Ayşe: Hayır, aslında önce elleri belimdeydi…sonra saçlarıma doğru ilerlediler.Ve…sonra onu öptüm.
ERKEKLER:
Hayri: Dün gece Ayşe’yi öptüm la.
Muammer: Dil var mıydı?
Hayri: Heee
Muammer: Kralmış.
7 notes, January 11, 2012
- are you harry bergeron?
+ depends who is asking.
- we are.
+ who is we?
- depends who is asking.
+ i am.
- who is i?
+ depends who is asking.
- i am asking..
2 notes, January 6, 2012
Geçen gün akşam saatlerinde işten çıktım, acayip açım ve canım simit istiyor. Simit Sarayı’na gittim. Adam simit yok dedi. Koskoca sarayda simit yok argadaş. Bahtless.
Bahtsızım deyince bana kızanlar arkadaşlarım için gelsin:
Akrabam: Pinkzeppelin senin de yaşın geldi evlendirelim seni.
Ben: Tabii yaa hemen annemle gidin hamamdan kız bakın bana, çok geç kaldım ben.
Annem: Oğlum biz hamama gittik, hamam kapalıydı.
Bahtıma oturayım.
9 notes, December 24, 2011
2 notes, November 29, 2011